canımın içinde, çok yakın arkadaşlarımdan birinin evindeyim. fotoğrafı o çekiyor. seviyor beni, biliyorum. daha onla izleyeceğimiz çok film, yürüyeceğimiz çok yol var.
fotoğrafa bakıyorum...
hayat iyi gibi gorunuyor gülüşüme göre. saçlarıma bakıyorum... hımm... yeni kırpılmış. belli bi olay var ama anımsayamıyorum işte.
ne garip değil mi? yaşandığı esnada verdiği acıyı tarif edemediğimiz yaşanmışlıklar tarihler o zamanı çok da uzun bir zaman geçmeden unutuluveriyor.
halbuki ne şişeler açıldı o anlara, ne kadehler çarpıştı meydanlarda. edilen duaların içten olduğunu zannetmemize rağmen hayaller yerine gelmedi bi türlü.
o gelmedi, yola çıkılmadı, üç vakte kadar gelecek kısmet ise eminiz yolda bi yere takıldı, düştü.
yaktığımız onca gemi okyanusun ortasında bekleşe dururken biz de eninde sonunda takalara atlayıp döndük kendi kıyılarımıza.
ses etmedik, sustuk, bekledik, çaktırmadığımızı zannettik hayata.
Pazar, Haziran 25, 2006
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder