Gazetede çalıştığım dönemlerde bir röportaj esnasında çekilmişti bu fotoğraf. Röportajı Tripudiostudio'nun kurucusu Özlem Lale Kuleli ile yapmıştım. İlk röportajım olduğundan heyecan hallerim yüksekti. Ama foto-muhabirimin verdiği gazla kendimi aşmış, sorular arasında sekmiştim. Foto-muhabir arkadaşımız da bu duruma karşı bana kıyak yapmayı çok görmemiş, ilk rop anısına benim de fotolarımı çekmişti.... Oy Oy Oy, ne günlerdiii...
Mustafa (yani foto-muhabir arkadaş) da bizimle çalıştığı dönem içinde çok değer verdiği üç makinesinin de tarihin kırık dökük makine hikayeleri sayfalarına doğru emin adımlarla ilerleğini görünce arkasına bakmadan koşarak bizim gazeteden uzaklaşmıştı.
Şu anda fotoğrafı çeken M. Özünal yurt dışında kazandığı bursu kullanmakta sanırım. Dönse de artık onu İstanbul'daki fotoğraf camiasında görmeye başlasak...
Bir arkadaşımın buna yaptığı harika yorumunu aynen aktarmak istiyorum.
Guest: TM
"Mustafa'nın gittiği yerden dönmeyeceğini söylemekten büyük bir üzüntü duymaktayım Sayın HappyHause. Zira yeterseiz İngilizcesi nedeniyle otobüs bileti alamıyormuş. Son konuşmamızda kendisine dilsiz taklidi yapmasını öğütlemiştim. Ancak kötü bir oyuncu olduğunu burada yazmaya gerek bile görmüyorum. (görmüyordum ama yazmış bulunmuşum)"
Pazar, Haziran 25, 2006
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder